6 Haziran 2008 Cuma

bilmece

kitapçıdan çıktım ve bunu mutlaka bloga yazmam gerek dedim çünkü hayat garip tesadüflerle dolu....

**** **** ****** *******

geçtiğimiz pazartesi günü ders çalışmak için arkadaşlarımla cafe'si olan bir kitapçıya gittik, çalışırken kalemim bitti, aşağıya kalem almaya indim. kasada uzun boylu bir adam beş altı tane kitap almış, kasadan geçmesini bekliyor, en üsttede de ulysses, james joyce. sıramı beklerken bir yandan da edebi zevki bu kadar gelişmiş bu adamı inceden inceden inceliyorum (yerin dibine batasıca egom sayesinde) birdenbire dayanamayıp çok güzel bir kitaptır diyorum. sonra joyce üzerine kısa bir sohbet gerçekleşiyor. kibar adam bu güzel edebi sohbet! için bana teşekkür ediyor ve gidiyor.

o gidince kasadaki kadın onun kim olduğunu biliyor musun diye soruyor, hayır tanıyamadım diye yanıtlıyorum (içimden acaba kültür bakanıyla mı konuştum vb korkunç düşünceler geçiyor)
kim olduğunu öğrenince şaşkınlıktan az kalsın dudağım uçuklayacaktı, o kadar şaşırdım.

***** ******* ******* ********

şimdi soru:
kim bu adam?
birkaç ipucu...
-yazar, hem okur hem yazar
-üniversitede öğretmenlik yapar
-izmir'de yaşar

10 yorum:

Ludmilla dedi ki...

İhsan Oktay Anar mı yoksa, direk aklıma o geldi :)

Unknown dedi ki...

ludmilla, inanamıyorum, nasıl bildin hemen :) evet o, inanamıyorum, yazdıklarına hayran olduğum adamla farkında olmadan sohbet etmişim...

Lollius dedi ki...

benim de aklıma ihsan oktay anar geldi ama benden önce cevap vermişler. ben söyliyim mi nerden bildiğimiii? çünkü çünkü hemen söylemek istiyorum, kendisi hem okur hem yazar, hem de ege üniversitesi'nde felsefe profesörü eğer yanlış bilmiyosam hem deee izmir'de yaşıyo haliyle...
ama bir türlü okuyamadım kitaplarını, okul bitsin, ilk önce suskunlar'ı okumak istiyorum, diğerleri de evde duruyo ama çok merak ettim onu. doğru bir tercih mi ilk ihsan oktay anar kitabı olarak, madem hayranısın, sana sorayım :)

Ludmilla dedi ki...

:) farkında olmaman daha iyi olmuştur belki, daha samimi bir sohbet falan, beklentisiz, hayal kırıklığına uğramadan.

herkese böyle tesadüfler lâzım , mesela bana :P

Unknown dedi ki...

Lollius'a: suskunlar inanılmaz iyi bir tercih, ben puslu kıtalar atlası'nı ve suskunlar'ı okudum, ikisine de hayran kaldım ama sanki suskunlar'ın yeri biraz farklı gibi, masalımsı...
Ludmilla'ya: İzmir'e yolun düşerse mutlaka bana ulaş, söz veriyorum o tesadüfü sana yaratmaya çalışacağım, belki üniversiteye gidip ziyaret ederiz, senin önerin olmasaydı ben daha beş yıl keşfedemezdim İhsan Oktay Anar'ı, sanırım sana bunu borçluyum :)

Ludmilla dedi ki...

:) Eh rica ederim ne demek, bir şekilde keşfederdin eminim İhsan Oktay Anar'ı. Suskunlar'ın daha başka bir havası var gerçekten, değil mi?

Bir gün beraber ziyaret ederiz belki :)

Unknown dedi ki...

:)

sarapci dedi ki...

Bir daha görürsen emailime cevap vermesini rica eder misin? Teşekkürler.

Unknown dedi ki...

söylerim :)

sarapci dedi ki...

Ya tamam cevap vermesini beklemiyordum zaten de bari bir zahmet girip yazıyı okusun.

Her gün Ege Üniversitesi IP'li bir okuyucu bekliyorum :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...