yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Eylül 2011 Cuma

umutsuz ev kadını modu volume 98734547

biliyorum yemek blogu değilim ama bu poğaçaları ben yaptım, üstelik aradığım tadı bulana kadar bin farklı tarif denedim ama bu tam istediğim gibi oldu. (Kalamış marina'ya giderken Kadıköy'ün bittiği yerde bir pastaneden alırdım zamanında, işte o tat) üstelik fotografladım. tarif ferrostable'dan, ama ben içine ekstra olarak 1/4 kadar havuç rendeleyip biraz peynir koydum, doğal olarak biraz daha fazla un ekleyerek hamuru katılaştırdım. Güzelce paketlenip Güney'in annesine gidecek :)

22 Eylül 2011 Perşembe

püsküütlü pasta

beni tanıyanlar tatlı yapmada ne kadar beceriksiz olduğumu biliyorlar, hele süsleme filan hak getire. yapabildiğim iki tatlı var, biri hindistancevizli kurabiye, bir de bu püsküütlü pasta. eee, ne diyeyim, bundan daha iyisini yapamadığımı bildiklerinden bu bile misafirlerimizi mutlu ediyor :)

31 Ekim 2010 Pazar

don't kiss the cook cos she's getting angry when kissed while cooking

hiçbir yemeğe domates koymayan ben bugün yemek yapmakta oldukça iddialı olduğumu iddia edince kocam gülmekten yerlere yattı.
iddiamı burada kanıtlayabilirim, öncelikle bütün mezelerde ve et yemeklerinde yaptığım her yemeği silip süpürüyorsun , tencereleri sudan geçirmeme bile gerek kalmıyor.
ikincisi, yaptığım çorbayı hazır çorba sanıyorsun ki bu da gayet lezzetli olduğunun kanıtı.
üçüncüsü, yapamazsın dedin, içli köfte yaptım, hem de tek başıma. ertesi gün yine yap da bunları tanesi 3 liradan satalım, sana kardan pay vereyim dedin, pışık dedim ve tartışmamızı ilkokul seviyesine çektim.
rulo köftemi herkese anlatıyorsun, Deniz manyak bişi yapıyor diye.
zeytinyağlılara domates koymuyorum çünkü pişmiş domates sevmiyorum, aaa, bir dakika, içinde domates olsa bile sen sebze sevmiyorsun ki...
kuru patlıcan dolmam okulda kapışıldı.
bu ilkokul 2 seviyesindeki postu burada bitirir, gözlerinden öperim. ayrıca bir hafta boyunca her akşam tost yiyeceğiz.
öptüm, bye

4 Eylül 2007 Salı

serkan usulü sütlü ekmek

yaz aylarında yemek yapmayı sevmiyorum. sadece taze fasülye, makarna ve ızgaralarla geçiyor bütün yaz mutfağım, eh tabi tembellikten olacak akşamları da kahvaltı yapsam ne olur mantığı güdüyorum. ama bugün çok sıkıldım bu kısıtlı mutfak rezervimden ve sevgilimin adını verdiğim uyduruk (muhtemelen biri benden önce uydurmuştur, olsun ben evde yeniden uydurdum ve benim için ilkti) bir nevi sıcak sandviç yaptım. esin kaynağım yumurtalı ekmek oldu, ama ben hiç yiyemem içinde yumurta olan şeyleri, alerjim var. sütü, 1 çk ayçiçek yağını ve rendelenmiş yağsız kaşar ve tulum peynirini karıştırdım. bu sütlü karışıma bayatlamış ekmekleri batırdım, pasta gibi yanyana dizdim, içinde kalan peynirleri de kaşıkla ekmeklerin üstüne dizdim. fırına attım, pişince de üstüne kırmızı biber ve kuru nane serptim. yumuşacık ve çok lezzetli bir karışım oldu. sekocumla afiyetle yedik, ben de dün izlediğim "how I met your mother" sezon finalinden bir önceki bölüme atfen adını "serkan usulü sütlü ekmek" koydum. bunları yaparken serkan yardım etti mi, kesinlikle hayır, hatta bir ara mutfağa gelip homurdanmışlığı bile var ama olsun. ben aşkımı böyle ifade etmeyi, özenti de olsa, tercih ettim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...